Bir tür fitoalleksin olan Resveratrol; çeşitli bitkilerde yaralanma veya mantar enfeksiyonu sonucunda savunma amaçlı üretilen Fenol bileşiktir. Fransa’nın Bordeaux şehrinde yüksek yağ içeren diyetle beslenen ve aşırı sigara tüketen toplumda, beklenenin aksine kalp hastalıklarının nadir görülmesi, bilim adamlarını bu bölgede araştırma yapmaya teşvik etmiştir. Çalışmalar sonucunda; Bu bölgede yetişen üzümlerde küf mantarına karşı Resveratrol sentezlendiğini ve bu üzümleri tüketen halkın kalp hastalıklarına karşı korunabildikleri açığa çıkmıştır böylece Resveratrolün ne kadar önemli bir bileşik olduğu tespit edilmiştir.
Kalp-damar hastalıklarının önlenmesi, çeşitli kanser türlerine karşı korunma sağlanması gibi birçok işlevi olan Resveratrol’ün en dikkat çekici işlevi ise yaşlanmayı geciktirici ve yaşam süresini uzatıcı özelliği olmasıdır. Yapılan çalışmalar hayvanların yaşam süresinin uzatılmasında Resveratrolün etkili olduğunu göstermiştir. İtalya’da yapılan bir çalışma yüksek dozda Resveratrol verilen balıkların yaşam süresinin % 56 oranında arttığı görülmüştür.
Peki bu derece önemli bir bileşik hangi besinlerde bulunmaktadır?
Resveratrolün en iyi kaynağı Kırmızı şarap olmakla birlikte; yer fıstığı, yaban mersini ve ananasta da bulunmaktadır. Kırmızı şarap üretiminde; üzüm kabuğunda bulunan bazı mikromantarlar üzüm çekirdeğiyle etkileşime girerek Resveratrol oluşturur. Ancak her üzüm meyvesinde mikromantarların olmayışı Resveratrol oluşumunu etkiler. Yapılan çalışmalar Yerli Kırmızı şarapların Resveratrol içeriğinin yüksek olduğunu göstermiştir.
Resveratrolden en iyi şekilde yararlanmak için:
- Haftada 1 kez 2 kadehten fazla olmamak koşuluyla kırmızı şarap
Ara öğün olarak ise;
- 10-12 adet yer fıstığı
- 1 yemek kaşığı yaban mersini
- 2 dilim ananas tüketilebilir.




Ağustos 9th, 2011
Dyt.Mehmet Akif Şahin
Posted in 


